Search
en-UStr-TRel-GR

Ειδήσεις

Haber Arama


Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres ile yaptığı görüşme sonrası değerlendirmelerde bulundu

“Dört maddelik metodolojiyi ayrıntılı anlatma fırsatımız oldu”

 

“Yararlı ve aynı zamanda verimli bir toplantı oldu”

 

“Daha sık temas kurma konusunda karşılıklı olarak arzumuzu belirttik”

 

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres ile yaptığı görüşmenin ardından BRTK’ya canlı bağlanarak değerlendirmelerde bulundu. 

 

Cumhurbaşkanı Erhürman görüşme ile ilgili yaptığı değerlendirmede şunları belirtti:

 

 

“Aslında 30 dakika olarak planlanmış bir görüşmeydi. İki katından daha fazla sürdüğünü söyleyebilirim. Bir saat on dakikalık bir görüşme olarak gerçekleşti. 

Buraya gelmeden önce kamuoyumuz ile paylaşmıştık. Esas itibarıyla bizim Sn. Genel Sekreter ile paylaşmak istediğimiz üç temel nokta vardı. Birincisi, Kıbrıs Türk halkının çözüm iradesine sahip olduğunu Genel Sekretere aktarmak bizim için önemliydi. 

İkincisi, Güven Artırıcı Önlemler konusunda bugüne kadar Sn. Hristodulidis ile yaptığımız görüşmelerde geldiğimiz noktayı paylaşmak ve güven artırıcı önlemlere verdiğimiz önemi de aktarmak bizim için anlamlı ve önemliydi. Güven Artırıcı Önlemler konusunda 5+1 formatında toplantılar yerine Lefkoşa’da çözüm bulunması gerektiği bizim temel görüşümüzdü. Son dönemde Sn. Maria Angela Holguin’in açıklamalarında da bu noktaya vurgu yapılmıştı. Bunu da bir kez daha aktardık. Aktarırken Güven Artırıcı Önlemler konusunda Lefkoşa’da çözüm bulunması aslında iki liderin kendi halklarının Kıbrıslı Türklerin ve Kıbrıslı Rumların günlük yaşamlarının iyileştirilmesi konusunda ve daha fazla temas kurabilmeleri konusundaki kararlılığını gösterecek bir şeydir. Bu nedenle Lefkoşa’da çözümler bulunması önemlidir. Bu konuların Cenevre ve New York’ta gerçekleştiği gibi 5+1 formatında ele alınması aslında gerekli olmadığı gibi iki liderin sorunlara çözüm üretme kapasitesi açısından da olumlu bir mesaj vermediği yönündeydi bizim düşüncemiz. Bunu bir kez daha paylaştık. 

Gerek Kıbrıslı Türklerin gerek Kıbrıslı Rumların sorduğu benim zaman zaman gündeme getirdiğim soru olan ‘birkaç geçiş noktası konusunda dahi uzlaşmaya varamayan iki lider Kıbrıs sorunu gibi onlarca yıldır devam eden bir konuda nasıl çözüm üretebilirler ki’ sorusunu da Sn. Genel Sekreter ile paylaşma fırsatı buldum. 

Üçüncü nokta olarak da ilk günden beri bizim masaya taşıdığımız ve benim aslında seçimden önce geliştirdiğim ve herkesle paylaşmaya başladığım seçim sürecinde de halkım ile paylaştığım dört maddelik metodoloji önerimizi de daha ayrıntılı bir şekilde örnekler de vererek Sn. Genel Sekreter ve heyeti ile paylaşma fırsatı bulduk, bu geniş sayılabilecek zaman dilimi içerisinde. 

 

Toplantının geneline ilişkin bir cümlelik yorum yapmam gerekirse ben çok yararlı bir toplantı olduğunu düşünüyorum çünkü ilk kez Sn. Genel Sekreter ile yüz yüze bu konulardaki düşüncelerimizi aktarma fırsatı bulduk. Ama

sadece yararlı kelimesinin bu toplantıyı tarif etmek için yeterli olmayacağını düşünüyorum. Aynı zamanda verimli bir toplantı olduğunun da altını çizmek isterim. Verimli dediğim nokta ile ilgili birkaç şey söylemek istiyorum. Sn. Genel Sekreterin Kıbrıs sorununun çözüm sürecine ilişkin ilgisinin hiç kaybolmaksınız devam ettiğini görmüş olmak ve konulara hakim olduğunu görmüş olmak benim için son derece önemliydi. Bu da BM’nin süreçle ilgili çabasının devam edeceğini gösteriyor. Zaten Sn. Genel Sekreter toplantı sırasında başlangıçta da bitişte de birkaç kez daha sık temasta olma arzusunu dile getirdi. Bu bizim tarafımızdan da arzulanan bir şeydi ve bunun böyle olduğunu kendisine ben de aktardım. Özellikle daha önce yaşanan tecrübeler sonucunda Kıbrıslı Türklerin yaşadığı hayal kırıklıklarının bir kez daha tekrarlanmaması açısından benim için önemli olanın görüşme olsun diye görüşme değil bu kez çözüme ulaşılsın diye görüşme olduğu konusundaki görüşümü Sn. Genel Sekreterle yüz yüze paylaştım. Kendisinin de çok kullandığı ‘bu defa farklı olmalı’ tespitinden hareketle bizim özellikle dört maddelik önerimizi geliştirdiğimizi de kendisiyle paylaşma fırsatı buldum. 

Verimliydi çünkü Sn. Genel Sekreterin ve ekibinin Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin ilgisinin devam ettiğini, bu ilginin daha sık temasta olma şeklinde tezahür edeceği konusunda açık duruşun olduğu, bugüne kadar Kıbrıslı Türklerin yaşadığı hayal kırıklıklarının farkında olduğu ve bunları dikkate aldığı, bu kez farklı olmalı çizgisinin orada devam ettiğini görebilmek, bütün bunları görebilmek, konuşabilmek son derece önemliydi.  

 

Sn. Genel Sekreter de özellikle Güven Yaratıcı Önlemler konusunda ki bunların arasında artık geçiş noktaları konusunun sembolik önemi daha da artmış durumda - dolayısıyla güven yaratıcı önlemler dediğimizde bir numarada geçiş noktalarının açılması konusu var. BM açısından da gerek Sn. Maria Angela Holguin Cuellar gerekse dün itibarıyla BM sözcüsü tarafından bu konudaki görüşleri paylaşılmıştır. Paylaşılan bu görüşlerin de devamına bu toplantıda tanıklık etme fırsatı bulduk. 

 

Yarım saat olarak öngörülen toplantı bir saat on dakika civarında sürdü. Süre açısından iki katından daha fazla bir zaman bu kadar yoğun bir dönemde iken, dünyada bu kadar karışıklık varken, Sn. Genel Sekreterin sorumluluk ve görev alanı içine giren çok fazla konu ve çok hızlı gelişmeler yaşanırken, bu sürenin ayrılmış olmasını önemsiyorum. Sn. Genel Sekretere ve ekibine teşekkür ediyorum. 

Bunun yanında, toplantıda dediğim gibi yararlı vurgusunu yapıyorum çünkü yüz yüze görüşmek, görüşme notlarının okunmasından daha yararlıdır ama yararlının yanında verimli bir toplantı olduğunu, birbirimizi daha iyi anladığımızı ve belli noktalardaki önceliklerimizin de aşağı yukarı aynı çizgide olduğunu tespit etme fırsatı vermesi toplantıya sadece yararlı değil verimli demem sonucunu doğurdu.”

 

Dört maddelik metodoloji ile nasıl bir yol haritası çizildi şeklindeki soru üzerine Cumhurbaşkanı Erhürman şunları söyledi: 

 

“Diplomatik esaslar gereği ben kendi anlattıklarımı kamuoyuyla paylaşmak mecburiyetindeyim. Halkımı temsilen burada bir şeyler anlatıyorum ama Sn. Genel Sekreterin benim anlattıklarıma verdiği tepkileri belli başlıklarda zaten az önce aktardım. Bunun ötesinde onun söylediklerini benim paylaşmam diplomatik esaslar gereği doğru olmaz.”

 

Görüşme öncesi beklentileri ve toplantı sonrası gerek ikili gerek üçlü veya beşli görüşme noktasında görüş buluşması olup olmadığı sorusu üzerine ise Cumhurbaşkanı Erhürman şu şekilde konuştu: 

 

“Gelirkenki beklentim düşük bir beklenti değildi. Ama gerçekleşen toplantıdan sonra beklentimin de ötesinde bir yarar ve verim sağladığımızı rahatlıkla söyleyebilirim. Bundan sonrası için de Sn. Genel Sekreter - hem de benim kendisine aktardığım gibi - bundan sonra daha sık temasta bulunma arzusunu aktardı. Ben de bunun bizim açımızdan çok yararlı ve verimli olacağı düşüncemi kendisiyle paylaştım. 

 

Temas kelimesini bilinçli kullanıyorum çünkü formatı nasıl ve ne zaman olur konusunda bir anlaşmaya varmış değiliz. Temas hangi düzeyde hangi ortamda hangi zamanlarda oluşur şekilde bir görüşmemiz olmadı. Ama daha sık temas kurma konusunda karşılıklı olarak arzumuzu belirttik. 

 

İlk toplantıydı bu. Ama hem toplantının beklentimizden daha uzun sürmesi ve daha fazla ve geniş vakit içerisinde bunları daha ayrıntılı konuşma fırsatı bulmak hem de güven yaratıcı önlemlerin Lefkoşa’da çözülmesinin önemi konusunda Sn. Genel Sekreter ile hemfikir olmak ve BM’nin konuya ilişkin ilgisinin hiçbir şekilde kaybolmadığını gözlemlemiş olmak benim için toplantının artı unsurlarıydı diyebilirim.”

 

Cumhurbaşkanı Erhürman, Genel Sekreterin Kıbrıs sorununun çözümü konusunda yorgun ve umutsuz görüp görmediği üzerine sorulan başka bir soru üzerine şunları belirtti: 

 

“Yorgun ve umutsuz görmedim. İlgisinin devam ettiğini, ilgisini kararlılıkla sürdüreceğini hissettim görev süresinin sonuna kadar. Dolayısıyla yorgun ve umutsuz değildi. Zaman meselesini çok fazla vurguladım ama diplomatik temaslarda ve BM GS düzeyinde gerçekleşen toplantılarda çoğu zaman zaman bir gösterge olarak algılanır. Dünyanın bu kadar karmaşa içerisinde bulunduğu maalesef dünyanın çeşitli yerlerinde devam eden sıcak çatışma ihtimallerinin olduğu bir dönemde ayrılan zaman Sn. Genel Sekreterin dinleme kapasitesi sorduğu sorular, daha fazla temas içerisinde olacağız vurgusu tüm bunlar değerlendirilince Sn. Genel Sekreterin ve BM’nin Kıbrıs sorunun çözümüne ilişkin ilgisini kaybettiği yorumunu yapmanın doğru olmayacağını gösterdi. Hiçbir yorgunluk ve umutsuzluk görmedim. Konuya ilişkin ilginin devam ettiğini gördüm.”

 

12 Şubat Perşembe saat 20.30’da adaya dönecek olan Cumhurbaşkanı Erhürman, Ercan Havalimanı’na varışının ardından görüşmeye ilişkin daha geniş değerlendirmelerde bulunacağını da sözlerine ekledi.

Other posts by KKTC Cumhurbaşkanlığı
Copyright 2026 KKTC Cumhurbaşkanlığı Terms Of Use Privacy Statement
Back To Top