Cumhurbaşkanı Erhürman: Derdim ilerleme kaydetmektir, ilerleme için 7 madde varken 19 yeni madde getirmek, pişmiş aşa su katmak demektir
“Kararlılıkla tüm taraflara her şeyi anlatarak, gündemde tutarak, çabamıza devam edeceğiz”
“Bizi çözüme ulaştıracak, başarılı sonuç alacak toplantılar istiyorum”
“Güven yaratıcı önlemleri konuşurken güven aşındırıcı işlemler devam ediyor”
“Benim dönüşümlü başkanlıkla ilgili söylediğim şey siyasi eşitlik bağlamındadır ve siyasi eşitlik de metodolojinin birinci maddesidir. Esasa dair konulara giriyormuşuz gibi bir hava yaratılmasına izin vermem”
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman New York temaslarını değerlendirmek üzere bugün Cumhurbaşkanlığı’nda basın toplantısı düzenledi. Erhürman, New York temasları ve görüşmeleriyle ilgili bilgiler verdi, soruları yanıtladı.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik tüm kesimlerle ve kararlılıkla sonuç alıcı görüşmeler yapmaya her zaman hazır olduklarını belirterek, “Bizi çözüme ulaştıracak, başarılı sonuç alacak üçlü görüşme veya 5+1 istiyoruz, sırf toplantı olsun, fotoğraf verelim diye değil” dedi.
Cumhurbaşkanı Erhürman, çözüm için her türlü çabayı iyi niyetle ortaya koymaya devam edeceklerini ifade ederek, New York’ta üçlü görüşmeyi reddetmediğini belirtti ve “Derdim ilerleme kaydetmektir. Çözüm mü, müzakere mi istiyoruz. İlerleme için 7 madde varken 19 yeni madde getirmek, pişmiş aşa su katmak demektir” ifadelerini kullandı.
Erhürman, Lefkoşa’da istenirse gece gündüz görüşebileceklerini ama görüşmelerin verimli olmak zorunda olduğuna işaret ederek, sonuç almak için toplantı yapmak istediklerini söyledi.
“İş olsun diye, görüşme olsun diye, toplantı olsun diye müzakere yapmayacağını, çözüm istediğini ve sonuç alıcı 5+1 veya görüşme istediklerini” ifade eden Erhürman, “Lefkoşa’da maraton görüşmeleri yapalım, sonuç alalım. Biz kararlılıkla tüm taraflara her şeyi anlatarak, gündemde tutarak, bu çabaya devam edeceğiz” dedi.
BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs ziyareti sonunda 5+1 toplantı yapmak istediğini söylediğini, 7 maddelik geçiş noktaları, mayınların temizlenmesi, adadaki afetlere ortak müdahale, düzensiz göç, sivil toplum, spor ve karma evliliklerden doğan çocuklar ile ilgili konuları sıraladığını ifade eden Erhürman, bunlar dururken Rum liderin son toplantıda 19 maddelik yeni öneri getirmesinin tabiri caizse pişmiş aşa su katmak anlamına geldiğini söyledi.
Erhürman, yapılacak çok iş olduğunu, süreci ileriye taşımak için kararlı olduklarını ve başarılı bir sonuç alacak koşullar oluşunca toplantılara hazır olduklarını ifade ederek, bu 7 maddeye odaklanmaları gerektiğini, buna çaba gösterilmesinin önemine işaret etti.
“Güven yaratıcı önlemlerin birkaç tanesi üzerinde uzlaşma ihtimalimiz varsa görüşmeye katılacağımı bildirdim”
“Hristodulidis, Guterres'in sunduğu yedi güven yaratıcı önlem hiç yokmuş gibi masaya 19 yeni öneri getirdi”
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, New York’ta üçlü görüşmeye katılmayı reddettiği yönündeki iddiaları yalanlayarak, masadaki güven yaratıcı önlemlerin birkaç tanesi üzerinde dahi uzlaşma ihtimali varsa görüşmeye katılacağını bildirdiğini ancak kendisine geri dönüş yapılmadığını söyledi.
Temmuz ayı sonunda Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in adaya geldiğini ve güven yaratıcı önlemler, metodoloji ve öze ilişkin konularda anlamlı bir gelişme olması halinde 5+1 toplantı çağıracağını söyleyerek adadan ayrıldığını anımsatan Erhürman, bunun ardından GKRY Başkanı Nikos Hristodulidis ile ilk görüşmesinin, (haftada bir görüşmeye karar vermelerine rağmen) bir ay sonra olduğunu anlattı. Bu toplantıda “Geçiş noktaları, mayınların temizlenmesi, afetlere karşı ortak müdahale mekanizması kurulması, düzensiz göçle mücadele konusunda ortak mekanizma kurulması, sivil toplumla ilgili danışma biriminin oluşması ve karma evliliklerden doğan çocukların vatandaşlık hakkı” olmak üzere, Guterres tarafından masaya konan yedi güven yaratıcı önlemi görüştüklerini anlattı.
İkinci toplantılarında “güven aşındırıcı önlemleri” görüştüklerini belirten Erhürman, New York öncesi son görüşmede ise Hristodulidis’in Guterres tarafından masaya konan yedi güven yaratıcı önlem hiç yokmuş gibi masaya 19 yeni öneri getirdiğini kaydetti. Erhürman, bu tutumu “görüşme olsun diye görüşme olsun ama bizi hiçbir sonuca ulaştırmasın yaklaşımı” olarak değerlendirdi.
“Başarılı bir toplantı için koşullar oluşmadı”
New York'a her yıl BM Genel Kurulu'nun olduğu dönemde gidildiğini, bu çerçevede üçlü toplantı ya da 5+1 toplantı öngörülmediğini belirten Cumhurbaşkanı Erhürman, başarılı bir toplantı için koşulların oluşmadığını vurguladı. Erhürman, BM Genel Sekreteri’nin de 16 Eylül’de yaptığı açıklamada bu yönde görüş koyduğunu hatırlattı.
Erhürman, 23 Eylül’de New York’a gittikleri gün New York'taki Kıbrıs Rum daimi temsilciliği tarafında bütün daimi temsilciliklere iletilmek üzere Birleşmiş Milletler'e Kıbrıslı Türk yetkililere randevu verilmemesinin talep edildiği bir yazı gönderildiğini de anlattı.
BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Holguin ile 24 Eylül’de görüştüklerini, bu toplantıda hiçbir şekilde üçlü görüşme ihtimalinin gündeme gelmediğini belirten Erhürman, aynı gün daha sonra Holguin’den Mehmet Dânâ'ya Hristodulidis’in üçlü görüşme önerdiği yönünde bir mesaj geldiğini söyledi. Erhürman, yedi güven yaratıcı önlemin birkaç tanesi üzerinde uzlaşma ihtimalimiz varsa böyle bir görüşmeye katılacağını bildirdiğini aktararak, kendisine geri dönüş yapılmadığını söyledi.
Erhürman, BM Siyasi ve Barış İnşası İşlerinden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo ile Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dânâ ve Kıbrıslı Rum Müzakereci Menelaos Menelau’nun görüştüğünü ve burada da üçlü görüşme konusunun gündeme gelmediğini kaydetti.
Erhürman, New York’ta, Mehmet Harmancı’nın katılacağı Cyprus Form’da statüsünün değiştirilmesi talebini de Holguin’e aktardıklarını belirtti.
Erhürman, New York’ta görüşmeleri devam ederken Holguin'in kendilerini arayarak görüşmek istediğini, bunun üzerine görüştüklerini söyledi.
Erhürman, Holguin’in kendilerine dönüşümlü başkanlıkla ilgili bir uzlaşma ihtimali olduğu ve bu durumda üçlü görüşmeye katılıp katılmayacaklarını sorduğunu bildirildi. Kendisi için dönüşümlü başkanlığın metodoloji bağlamında olduğunu kaydeden Erhürman, bunu güvenlik ve garantiler kapsamında görüşmenin anlamlı olmayacağını vurguladı. Erhürman, dönüşümlü başkanlığın güvenlik ve garantilerle eşleştirilmeden ilkesel olarak kabulüne ilişkin görüşmeye katılabileceğini Holguin’e ilettiğini, ancak bu konuda da yanıt alamadığını söyledi. Erhürman, “Fotoğraf verme amaçlı ya da toplantı olsun diye toplantı niteliğinde bir toplantıyı neden yapalım?” diye sordu.
Rum basınında kendisinin Genel Sekreter'in üçlü görüşme talebini reddettiği yönünde çıkan haberleri de yanıtlayan Erhürman, “Bunlar Genel Sekreter'in davetleri değildi. Sayın Hristodulidis’in görüşme talepleriydi. Ve ben de reddetmedim. Söylediğim şey şu: Önümüzdeki güven yaratıcı önlemlerin iki, üç tanesinde bile uzlaşma ihtimali varsa gelirim. Ama Genel Sekreter'in önünde dönüşümlü başkanlığı güvenlik ve garantilerle eşleştirecek bir ortamsa yaratılmak istenen ben böyle bir ortamın parçası olmam. Çünkü herkes biliyor ki benim dönüşümlü başkanlıkla ilgili söylediğim şey siyasi eşitlik bağlamındadır ve siyasi eşitlik de metodolojinin birinci maddesidir. Esasa dair konulara giriyormuşuz gibi bir hava yaratılmasına izin vermem. Söylediğim şey bu” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erhürman, liderlerin Lefkoşa’da bugüne kadar çok sayıda toplantı gerçekleştirdiğini hatırlatarak, esas konuların burada olgunlaştırılması gerektiğini söyledi.
“11 toplantı yaptık. Lefkoşa’da pişireceksiniz. Sonuç alma noktasında üçlü görüşürsünüz. Burada anlaşana kadar konuşalım, anlaşmaya yaklaşınca üçlü, beşli görüşelim” diyen Erhürman, uluslararası toplantı formatlarının sonuç üretmeye yönelik olması gerektiğinin altını çizdi.
Güven yaratıcı önlemlere ilişkin de “Yeni geçiş noktalarını gerçekten açmak mı istiyoruz, yoksa açmak ister gibi mi görünmek istiyoruz?” diyen Erhürman, amaçlarının somut ilerleme sağlamak olduğunu kaydetti.
“Güven yaratıcı önlemleri konuşurken güven aşındırıcı işlemler devam ediyor”
Cumhurbaşkanı Erhürman, yaptığı görüşmelerde yeni bir kavramı gündeme getirmek zorunda kaldıklarını belirterek, bunun “güven aşındırıcı işlemler” olduğunu söyledi.
Güven yaratıcı önlemlerin amacının çözüm sürecine yardımcı olacak olumlu bir iklim yaratmak olduğuna işaret eden Erhürman, buna karşılık güven aşındırıcı adımların devam etmesinin bu hedefle çeliştiğini ifade etti.
Erhürman, son 11 ayda bu kapsamda değerlendirdikleri girişimlerin sayısının 13’e ulaştığını belirtti.
Bu çerçevede mülkiyet konusu, Avrupa Parlamentosu’nda alınan kayıplara ilişkin karar, İsrail’le yapılan askeri anlaşmalar, Taşınmaz Mal Komisyonu’nun etkili bir iç hukuk yolu olma niteliğinin zayıflatılmasına yönelik diplomatik girişimler, yabancı büyükelçilerin Kıbrıs Türk tarafındaki toplantılara katılmaması yönündeki girişimler, kültürel ve sportif faaliyetlere yönelik müdahaleler ve Kıbrıs Türk üniversiteleriyle ilgili girişimlere dikkat çekti.
Teknik komitelerde varılan mutabakatların uygulanmasında da benzer sorunlarla karşılaşıldığını ifade eden Erhürman, gençlik ve kültür teknik komitelerine ilişkin internet sitesi ve özgeçmiş tartışmalarını buna örnek gösterdi.
Erhürman, uluslararası çevrelere ve daimi temsilcilere Kıbrıs Türk tarafıyla temas kurulmaması yönünde mektuplar gönderilmesinin de güven yaratıcı ortamla bağdaşmadığını söyledi.
Holguín’in de uluslararası temasların kısıtlanmaya çalışıldığı bir ortamda elverişli bir iklim yaratılmasının mümkün olup olmadığı yönündeki soruya olumsuz yanıt verdiğini hatırlatan Erhürman, Kıbrıs meselesinin zaten karmaşık olduğunu ve bu tür girişimlerin durumu daha da karmaşık hale getirdiğini kaydetti.
“Geçmişteki hataları tekrarlayamayız”
Cumhurbaşkanı Erhürman, BM Genel Sekreteri Guterres’in geçmişteki hataların tekrarlanmaması gerektiği yönündeki yaklaşımına işaret ederek, Kıbrıs sorunundaki tüm toplantı formatlarının sonuç almaya hizmet etmesi gerektiğini yineledi.
Erhürman, “Lefkoşa’da dilendiği kadar görüşülür. Ama onun dışındaki toplantı formatları verimli olmak zorundadır. Sonuç almayacaksak yapmayalım; sonuç almak için yapalım. İş olsun diye 5+1 toplantısı yapmıyorum, müzakere olsun diye müzakere yapmıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erhürman, Kıbrıs sorununa ilişkin yaklaşımında BM Genel Sekreteri ile sonuç odaklılık bakımından tam bir uyum içerisinde olduklarını da belirterek, esas meselenin yapılacak toplantıların hangi somut sonuçlara hizmet edeceği olduğunu vurguladı.